Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum'dan önemli açıklamalar

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Marmara Denizi'nin 'Koruma Alanı' ilan edilmesine ilişkin,

Gündem 09.06.2021, 11:51 yavuzer yılmaz
9
Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum'dan önemli açıklamalar
banner10

Murat Kurum, Marmara Denizi'nin tamamının "Koruma Alanı" ilan edilmesi kapsamında uygulayacakları plan çerçevesinde yatırımını yapmayan tesisi kapatacaklarını ve her türlü cezai işlemi uygulayacaklarını belirterek, "Hiçbir tesis Marmara'dan, vatandaşımızın canından kıymetli değil." dedi.

Bakan Kurum, TRT Haber'de canlı yayımlanan Özel Röportaj programında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Marmara Denizi'ndeki müsilaj oluşumunun nedenlerinin sorulması üzerine Kurum, bunun 3 başlıkta özetlenebileceğine işaret ederek, deniz suyu sıcaklığının 2,5 derece artmasının, Marmara'nın konumu, jeopolitik yapısı, durağan yapısı suyun dikeydeki hareketliliği ile buradaki azot ve fosfor bolluğunun müsilaj oluşumuna neden olduğunu söyledi.

Bunların yanı sıra evsel ve sanayi atıklardan kaynaklı denize bırakılan kirliliğin, zirai kaynakların, hayvansal atıkların, gemiden kaynaklı kirleticilerin ve mikrobiyolojik kirliliklerin de müsilaj oluşumunda etkili olduğunu belirten Kurum, sudaki çözülmüş oksijen seviyesi arttırılırsa ve azot miktarı yüzde 40 azaltılırsa Marmara Denizi'nin 5 yılda eski haline geleceğini dile getirdi.

"Atık suların yüzde 100'ü ne zaman ileri biyolojik arıtmadan geçirildikten sonra denize boşaltılacak?" sorusu üzerine Kurum, şöyle konuştu:

"22 eylem planı çerçevesinden en önemli gündemimiz, atık su arıtma tesislerinin kalitesini yukarı çekmek. Gerek ileri biyolojik arıtma tesisleriyle gerek membran tesisleriyle mevcuttaki arıtma tesislerimizi bu seviyeye getirmek zorundayız. Marmara'daki arıtma tesislerinin yaklaşık yüzde 55'i ön arıtma. Evsel atıkların bir çökertme havuzunda çökertilerek parçalanması ve denize derin deşarjıyla arıtılan işletmeler. Bu işletmeden arıtılan sular geri kullanılamıyor. Bir de biyolojik arıtmalarımız var. Yaklaşık yüzde 40'ı da ileri biyolojik arıtma, yüzde 5'i de biyolojik arıtma. Tamamını ileri biyolojik arıtmaya getirmemiz gerekir."

Türkiye'nin, su kaynakları bakımından diğer ülkelere bakıldığında zengin bir ülke olduğunu ama 2030-2050'lerde iklim değişikliğiyle su kıtlığı yaşanacağını öngördüklerini belirten Kurum, "Dolayısıyla su kaynaklarını verimli kullanmak zorundayız. Şu an arıtma tesislerinden çıkan suyun yüzde 3,2'sini kullanıyoruz. Hedefimizin 2023'te yüzde 5'e, 2030'da da 15 seviyesine çıkarmak. Bu suları toplayıp kollektör hatlarıyla birlikte bahçe sulamalarımızda kullanabileceğiz. Bu ileri biyolojik ve membran tesisleriyle yaptığımız arıtma tesisleriyle birlikte kullanma suyu olarak tabir ettiğimiz seviyeye çıkarıp yüzde 15'ini kullanabilir hale geleceğiz." ifadelerini kullandı.

Bakan Kurum, hazırladıkları plan çerçevesinde Marmara'da azot seviyesinin eski hale getirilmesi adına arıtma tesislerini 3 yıl içerisinde iyileştireceklerini bildirdi.

"Eylem planı çerçevesinde yatırımını yapmayan tesisi kapatacağız"

Marmara Denizi'ni "Koruma Alanı" ilan edeceklerini yineleyen Kurum, koruma eylem planına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Buradaki balıkçılık faaliyetleri, teknelerin atık sularının yönetimi yani Marmara'ya girerken atık getirme merkezlerine atıklarını bırakacak Marmara Denizi'nden çıkacak ve Ege'ye gidecek, geminin sirkülasyonu bu çerçevede yapılacak. Marmara'da 90 tane izleme noktamız var, 150'ye çıkarıyoruz. Şu an sadece ileri biyolojik arıtma tesislerini 7/24 izliyoruz, mevzuat bunu gerektiriyor. Mevzuatımızı değiştiriyoruz, bütün atık su arıtma tesislerini 7/24 izleyecek düzeni getiriyoruz. Zeytin kara suyu ve peyniraltı suyu, bunlara ilişkin arıtma yapma zorunluluğu getiriyoruz. Buradaki balıkçılık faaliyetlerini ekosistem dengesini düşünerek Bakanlığımız bu eylem planı çerçevesinde düzenleme altına alacak. Buranın ısınmasına neden olan gerek termal tesisler gerek termik santrallerle ilgili soğutma suyunun seviyesini, sıcaklığını takip edeceğiz. Eylem planı çerçevesinde yatırımını yapmayan tesisi kapatacağız, her türlü cezai işlemi uygulayacağız. Hiçbir tesis Marmara'dan, vatandaşımızın canından kıymetli değil."

Ergene Havzası projesi ve Marmara Denizi'ni kurtarmak için rehabilite etmeyi düşündükleri başka havzaların olup olmadığı sorulan Kurum, Susurluk Havzası ve diğer havzalarda bu konularda denetimlerin yapıldığını, mevzuata ve şartnameye uymayan yapılara ilişkin sürecin takip edildiğini, gerekli adımları atacaklarını söyledi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, müsilajın diğer denizlere yayılma ihtimali ve hızının sorulması üzerine, poyrazla birlikte müsilajın açıklara gittiğini, rüzgar yönüyle deniz ve havanın sıcaklığıyla bu mikroorganizmaların ürediğini ve yayıldığını belirterek, bu kirliliği engellemek için 7 ilde, Marmara Denizi'ndeki 15 ayrı bölgede müsilajların temizliği çalışmasını başlattıklarını, 7 gün 24 saat esasıyla Valiliklerce bu sürecin koordine edileceğini kaydetti.

Türkiye'nin en önemli gündem maddelerinden birinin deprem dönüşümü, diğerinin de iklim değişikliğiyle mücadele olduğuna dikkati çekerek, bunlara ilişkin yaptıkları çalışmalara değinen Kurum, "Çocuklarımıza iklim değişikliğinin bir ders olarak okutulması gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığımız ile bu konuda ortak çalışmalar yürütüyoruz." dedi.

"Müsilajın olduğu denize girilir mi, buradaki balık yenir mi?" sorusuna Kurum, "Arkadaşlarımız numuneler aldılar denizden, deniz dibinde ve canlılardan. Tarım Bakanlığımız balıklarla, canlılarla ilgili sürece, Sağlık Bakanlığımız buradaki suya insanlarımızın girip giremeyeceğine ilişkin deneylerini yapmak üzere numunelerini aldılar. Burada ağır metallerin içermediği sonucu geldi ancak hem denize girmeyle hem de balıkların tüketilmesiyle alakalı Valiliklerimiz bütün bölgelerde ilgili müdürlüklerimiz nezdinde çalışmalarını yapıyorlar. Sonuçlarını bekliyoruz, çıktığı zaman bunları vatandaşlarımıza şeffaf bir şekilde duyuracağız." yanıtını verdi.

Kanal İstanbul projesi

Bakan Murat Kurum, Kanal İstanbul projesindeki son durumun sorulması üzerine, şunları söyledi:

"Kanal İstanbul projesi İstanbul Boğazı'mızın özgürlük ve koruma kurtarma projesidir. Türkiye'nin en çevreci şehircilik projesidir. İstanbul'umuzun dönüşüm projesidir. Planlamada arazinin yüzde 52'sini yeşil alana terk ettik. Bu kadar devasa bir alanda 500 bin nüfus öngördük. Bu 500 bin nüfus İstanbul'umuzun dönüşümü adına çok önemli. Bilim bilim diyorlar, su kaynakları azalacak, depremi tetikleyecek diyorlar. Bunların hepsini araştırdık. Bizim çalıştığımız insanlar bilim insanı değil mi? ÇED raporunu hazırladık. 200 bilim insanı bu rapor doğrultusunda görüşlerini verdi. Atılacak adımlar bu ÇED raporu çerçevesinde atılmak zorunda. Kanal İstanbul projesi yürüyüş yollarıyla, yeşil yollarıyla, Ar-Ge alanlarıyla, ekoloji koridorlarıyla, bisiklet yollarıyla, üniversiteleriyle Türkiye'nin en çevreci projesi olacak. 100 bin ölçekli çevre planımızı yaptık. 5 bin-1000 ölçekli uygulama imar planlarını yaptık. İnşallah haziran ayında Ulaştırma Bakanlığımızın köprüde atacağı temelle de Kanal İstanbul projemizi milletimizin hizmetine sunacağız."

Attıkları her adımı bilim insanlarının görüşleri doğrultusunda attıklarını dile getiren Kurum, "Kanal İstanbul projesini, bırakın İstanbul'a zarar vermeyi, İstanbul'a fayda sağlayacak, cazibe merkezi haline getirecek bir anlayışla yapıyoruz. Orada ekolojik yaşamın korunacağı, yeşil alanların arttırılacağı, yapılacak köprülerle geçişin sağlanabileceği, oradaki canlıların yaşayabileceği her türlü detay düşünülüyor ve adımlar buna göre adım atılıyor. İstanbul'da deprem gerçeği var, dönüştürmek zorundayız." diye konuştu.

Kentsel dönüşüm seferberliği hatırlatılan Kurum, deprem dönüşümünün milli güvenlik meselesi olduğunu, kentsel dönüşüm seferberliği kapsamında 1,5 milyon konutu dönüştürdüklerini, TOKİ eliyle 2002'den bugüne kadar 1 milyon 100 bin konut ürettiklerini, 800 bin binanın denetimini de yeni mevzuata göre yaptıklarını kaydetti.

İstanbul'da 300 bini acil ve öncelikli olmak üzere 1,5 milyon konutun dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Kurum, Türkiye'de son yıllarda depremin yaşandığı Van, Elazığ, Malatya ve İzmir'de hayata geçirdikleri kentsel dönüşüm çalışmalarını anlattı.

Salda Gölü'ndeki renk değişikliği iddiaları

Kurum, Salda Gölü kıyısındaki renk değişikliği iddialarının sorulması üzerine, gölün 2019'daki durumunu fotoğraflardan göstererek, burada çöp yığınlarının olduğunu, araçların gölün kıyısına kadar girebildiklerini dile getirdi.

Bunun üzerine acil tedbir aldıklarını belirten Kurum, şöyle devam etti:

"Ahşap bariyerlerle 500 metre yakına gelemeyecek şekilde tamamını çevirdik. İşte buradaki yapılar, çadırlar, konteynırlar, derme çatma binalar, bunların tamamını kaldırdık. Bu alanın tamamını içine alan 7 kat büyüttüğümüz bir özel çevre koruma bölgesi ilan ettik. Göle atık su akıyordu. Bugün haber yapmışlar. Önümüze 3-5 sene önceki görüntüleri getirip koyuyorlar. Oradan numune aldı arkadaşlarımız, su A sınıfı seviyede, yani yüzülebilir seviyede. Biz orada parti ayrımı gözetmedik. Yeşilova Belediyesi CHP belediyesidir. Atık su arıtma tesisi yok. Beraber yapalım diyoruz. Yapacağız. Hem hibe hem destek hem kredi veriyoruz, atık su arıtma tesisi yapıyoruz. Dumansız hava sahası ilan ettik Salda'yı. Ziyaretçi girişini kotaya bağladık. 1,5 milyon ziyaretçi geliyordu, bunu sınırladık. Beyaz adalarda bölgesindeki sirkülasyonu tamamen takip ediyoruz. Beyaz adalarda şu an göle giremezsiniz, gölün dibinde gezemezsiniz, beyaz kumsallara basamazsınız."

İkizdere'de planlanan liman projesi ve taş ocağı tartışmaları

İkizdere'de yapılması planlanan liman projesi ve taş ocağı tartışmaları sorulan Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının lojistik liman projesinin bölge adına çok önemli olduğunu söyledi.

Orada eski bir taş ocağının olduğunu aktaran Kurum, şöyle konuştu:

"O taş ocağından taşı, lojistik limanın dolgusu için kullanıyorlar ve o kullanma da en yakın alanda doğaya tahribat vermeyecek şekliyle bir ÇED raporu başvurusu oldu. Bu ÇED raporunda da buradaki tabiata ilişkin atılacak adımların da verdiğimiz rapor doğrultusunda atılması gerektiği belirtildi. Ne Ulaştırma Bakanlığımız ne de Rizeli vatandaşlarımız, ne İkizdere'nin ne lojistik limanın bu noktada Rize'ye zarar vermesini istemez. Buraları siyasi malzeme etmemek lazım. İstihdam ve üretim sağlayacak, bölge kalkınacak. Bölge kalkınırken de buradaki taş ocağı taşlar alındıktan sonra eski haline getirilecek. Doğaya zarar vermeyecek şekilde adımlar atılmak zorundadır. Her ÇED raporunda bu zorunlu hale getirilmiştir."

Yorumlar (0)
16
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 36 52
10. Kasımpaşa 37 50
11. Hatayspor 37 50
12. Sivasspor 36 48
13. Galatasaray 36 48
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 36 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 36 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Crystal Palace 36 45
13. Aston Villa 36 44
14. Newcastle 36 43
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31