Adalet Bakanı Gül konuştu

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül,

Politika 22.02.2021, 14:43 yavuzer yılmaz
5
Adalet Bakanı Gül konuştu
banner10

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, yargı teşkilatıyla ilgili konuları ele almak üzere Sakarya'da düzenlenen Bölge Değerlendirme Toplantısına katıldı.

Gül, konuşmasına, terör örgütü PKK tarafından Irak'ın kuzeyindeki Gara bölgesinde şehit edilen 13 Türk vatandaşına Allah'tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı dileyerek başladı.

Bebekleri, çocukları, gençleri, sivil vatandaşları, polisi, askeri, hakim ve savcıları şehit eden eli kanlı terör örgütü PKK ve onun destekçilerini şiddetle bir kez daha telin ettiklerini belirten Gül, şöyle devam etti:

"Bu menfur olay, bölücü, hain terör örgütü PKK'nın insanlık dışı ve kirli yüzünü bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Herkesin amasız ve fakatsız, demokrasinin, milli iradenin, milletin değerlerinin, kardeşliğimizin, hukukun, anayasanın ve kanunların yanında yer alması, terörle mücadeleye taraf olması şarttır.

Terörle mücadelemiz, bir hak ve özgürlük mücadelesidir, insan hakkı mücadelesidir. Terör, diğer tüm hak ve özgürlüklerin temeli olan yaşam hakkına bizatihi saldırıdır. Tüm hak ve özgürlüklerin kullanımı ve varlığı, yaşam hakkının varlığına bağlıdır. Terörle arasına mesafe koyamayanların, teröre bel bağlayanların aynı zamanda 'barış' sözcüğüne soyunmuş olmaları da asla kabul edilemez. PKK, FETÖ ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadelemizi sonuna kadar kararlılıkla hukuka uygun bir şekilde sürdüreceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ülkemizde bu olaylar yaşanırken teröre sessiz kalanlar, terörün bir bumerang gibi olduğunu ve dönüp bir gün kendilerini de vuracağını bilmelidirler. Terör bir insanlık suçudur. Bu itibarla terörle mücadelenin bir uluslararası yönü de bulunmaktadır. Bu örgütler, aynı zamanda uluslararası bağlantısı olan örgütler ve aynı zamanda uluslararası topluma karşı da bütün insanlığa karşı da suç işlemektedirler."

"Terörle mücadelenin başarılı olması için çifte standardın ortadan kalkması lazım"

Bakan Gül, tüm terör örgütlerinin insan, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yaptığına, uluslararası boyutta insanlığı tehdit ettiğine işaret ederek, bu nedenle terör örgütleriyle topyekün mücadelenin şart olduğunu vurguladı.

Terörle mücadelede bir çifte standart gördüklerini dile getiren Gül, "Terörle mücadelenin başarılı olması için öncelikle çifte standardın ortadan kalkması lazım. 'Senin teröristin, onun teröristi, iyi terörist, kötü terörist' diye bir ayrımı terörle mücadelede asla kabul edemeyiz." dedi.

Terörizmle etkin mücadelenin öneminin altını çizen Gül, "Uluslararası toplumdan hepimizin beklentisi; uluslararası hukuka uygun hareket edilmesidir. Bugün bu katliamlara sessiz kalanlar, 'Terörle mücadele ediyoruz.' diyor, 'hukuka uygun bir şekilde mücadele ediyoruz' diye kimse bizi kandırmaya çalışmasın, insanlığı kandırmaya çalışmasın. Tüm dünya bilmelidir ki hepimizin güvende olmasını istiyorsak bu anlamda güvenlik sadece bir bölgenin, bir ülkenin değil, bütün insanlığın güvenliğiyle mümkündür. Hepimiz güvende olursak ancak bütün insanlık güvende olur. Hepimiz güvende değilsek, hiçbirimiz güvende olamayız. Tüm dünya bilsin ki terör örgütlerinin ülkemizin huzurunu, birliğini, dirliğini bozmasına asla ama asla müsaade etmeyeceğiz. İçeriden, dışardan kim olursa olsun 83 milyonun kardeşliğini, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, engellemek isteyenlere hiçbir şekilde fırsat vermeyeceğiz. Sonuna kadar kararlı bir şekilde terörle mücadelemizi en etkin şekilde sürdürmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

"Her kesiminin uzlaşısıyla yeni anayasayı gerçekleştirmeyi ümit ediyoruz"

Adalet Bakanı Gül, Türkiye'nin önemli gündemlerinden birinin de yeni ve sivil bir anayasa olduğunu söyledi.

Gül, 1982 Anayasası'nın kabul edildiği günden itibaren tartışılan bir süreç olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hem hazırlanış biçimi hem de uygulanış biçimi sürekli tartışılmıştır. Akademik çevreler, siyaset, vatandaşlarımız tartışmıştır. Özünde milletimizin mayası olan yeni bir anayasa yarınlarımıza, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras olacaktır. Anayasa'da 19 defa 184 değişiklik yapılmasına rağmen tam bir demokratik anayasa diyebilmemiz mümkün değildir. Çünkü temelinde vesayet, millete ve milletin seçtiklerine güvensizlik, özünde 12 Eylül vardır. Artık bu tabloyu değiştirmenin vaktinin geldiğine inanıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu çerçevede çağrılarıyla umuyorum ki toplumun her kesiminin bu anlamda uzlaşısıyla görüşleriyle şekillenerek bir yeni sivil anayasayı inşallah gerçekleştirmeyi ümit ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına daha özgürlükçü, daha demokratik ve tamamen kendi iradesiyle milletimizin yaptığı sivil anayasayla girmeyi hak ediyoruz."

Yeni anayasayı gerçekleştirmenin önemli bir hedef olduğunu dile getiren Gül, "Türkiye bu Anayasa'nın (1982 Anayasası) önündedir, Anayasa Türkiye'nin gerisinde kalmıştır. Milletimiz bu Anayasa'nın sunduğu perspektifin çok ilerisindedir. Gençlerimiz çok ilerisindedir. Devletimiz bu Anayasa'nın çizdiği dar bürokratik kalıplara sığmamaktadır." dedi.

Bakan Gül, milletin gözü önünde şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütülecek bu çalışmaların değerli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"İnanıyorum ki toplumun her kesimi, tüm siyasi görüşlere mensup partiler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarımız, bu sürece yine kendi değerli görüşleriyle katkı verecek ve olgunlaştıracaktır. Her maddesini konuşarak, istişare ederek, milletle beraber gerçekleştirecektir. Çünkü bu, milletin bir toplumsal sözleşmesidir, milletin iradesidir. Elbette Türk siyasetinin, cumhuriyetimizin 100. yılına girerken bu ödevi, beklentiyi de yerine getireceğine inancımız tamdır. Cumhuriyetimizin, devletimizin tüm kazanımları, demokratik niteliği, cumhuriyetimizin bu anlamda temel kurucu değerlerine sahip çıkarak, koruyarak, devletin ülkesiyle milletiyle bölünmez bütünlüğünü tahkim ederek demokrasimizi güçlendirerek, yeni yüzyıla yeni bir anayasayla daha demokratik, daha özgürlükçü, daha kuşatıcı bir toplumsal sözleşmeyle girmeyi hepimiz ümit ediyoruz. Umarız bu konuda da gerekli neticeyi hep birlikte almış oluruz."

Gül, yargının kişilerin haklarını arayabileceği, uyuşmazlıklarını çözmek için müracaat ettiği merci olduğunu aktararak şöyle devam etti:

"Demokratik sistemlerde iyi işleyen yargı sisteminin tesisi en önemli zarurettir. Değişime ayak uyduramayan, yenilikçi yaklaşımları benimsemeyen bir sistemin ayakta kalması mümkün değildir. Bu sebeple uzun bir süredir hazırlıklarını yaptığımız Yargı Reformu Strateji Belgesi, 30 Mayıs 2019'da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklandı ve bu yargı reformunda Türkiye'de toplumun her kesiminin talep ettiği bütün beklentiler bir hedef olarak ortaya konulmuştur."

Bugün itibarıyla Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin yüzde 50'sinin hayata geçtiğini, uygulamaya başlandığını anlatan Gül, İnsan Hakları Eylem Planı'nın da yakın zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanacağına, bu belgeye de yargı reformu çerçevesindeki önemli bir amacı gerçekleştirmiş olacaklarına işaret etti.

Bakan Gül, demokrasiyi, insan hakkını, onurunu koruyan eylemler ve adımlar planlandığını dile getirerek erişilebilir, daha etkin, daha iyi işleyen adalet ve millete layık sistemi hep birlikte ortaya koyacaklarını ifade ederek "Ekonomi-yargı ilişkisini de özgürlükleri de bu anlamda vatandaşımızın layık olduğu şekilde ortaya koyacağız. Sofradaki ekmeği büyüteceğiz ve özgürlükleri artıracağız. 2023'e de bu çerçevede emin adımlarla ilerlemiş olacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Hayvanların korunmasını da gelecek dönemde atılacak adımların en başında"

Hayvanların korunmasının da gelecek dönemde atılacak adımların en başında geldiğini anlatan Gül, "Hayvanları bir mal gibi gören anlayış değil, hayvanları bir can gibi gören anlayış da inanıyorum ki en yakın zamanda kanuni düzenlemeler ve diğer ilgili mevzuatlar ve daha önemlisi uygulamalar hayata geçecektir." dedi.

Gül, yargının vermiş olduğu kararlarla adaletin tecil ettiğini, adil yargılanmanın tüm vatandaşların en temel hakkı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

"Bunu ortaya koyan da yine gerekçeli karar hakkıdır. En iyi kanunu yapsanız bile son tahlilde asıl olan iyi uygulamalardır. Bu çerçevede yorum, hukukun temel kaynakları arasındadır. Ancak yorum faaliyetiyle açılan içtihat kapısı jüristokrasiye değil demokrasiye, adalete, hukukun üstünlüğüne, hukuk güvenliğine, hukuk devletine açılmalıdır. Verilen herhangi bir kararı, tüm vatandaşlarımıza 'Ben de olsam aynı kararı verirdim.' dedirtebiliyorsak işte o zaman yargı amacına ulaşmış demektir."

Bakan Gül, her insanın yargılama sonucunda eline aldığı kararı okuduğunda aklen ve kalben tatmin ve adil yargılandığından emin olması gerektiğinin altını çizerek "İşte yargı mensuplarının bunu sağlayacağı yer de kararın gerekçesidir çünkü yargı mensupları kararıyla beraber konuşur. Bu yıl Yunus Emre Yılı olması sebebiyle hem kararın mahiyeti hem de dili güzel, öz Türkçeyle olmalı ve tüm tarafları ayrıca içerikte tatmin etmelidir." dedi.

Toplantıda, istinaf uygulamalarını da değerlendireceklerini, bu uygulamadaki eksikliklerin masaya yatırılacağını, soruşturmanın etkin bir şekilde sürdürülmesi, makul sürede tamamlanması konularına da değinileceğini dile getiren Gül, "Lekelenmeme hakkı kapsamında 320 bin 202 vatandaşımız 2017 Eylül'den itibaren lekelenmekten kurtulmuştur. Bu uygulamaya sahip çıktığı için tüm yargı mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Yargıyı kullanarak vatandaşlarımıza iftira atılmasını bu uygulamayla engellemiş olduk. Sahip çıkarak uygulamayı sürdürmemiz lazım." diye konuştu.

Gül, 2020'de başlayan seri ve basit yargılamaların çok önemli olduğuna dikkati çekerek "Bildiğiniz gibi seri yargılamada 70 bin 362 dosya mahkemelerce karara bağlandı. Önceden 2 yıl sürerken bu davalar, bu ihtilaflar, 15 günde kesinleşiyor ve sonuçlandırılıyor. 1 yıldır başlayan bir uygulama. Salgına rağmen, adliyelerin bir süre kapalı olmasına rağmen bu konuda önemli bir gelişme. Vatandaşın 2 yıl sürecek işini, 15 günde bu reformla bitirmiş olduk." dedi.

Bakan Gül, basit yargılamada ise 78 bin 382 dosyanın sonuçlandırıldığını, bu uygulamada dosyaların 3 ay gibi kısa sürede sonuçlandırıldığını bildirdi.

"Çabuk yargılama istemiyoruz, makul sürede yargılama olsun ve adil bir karar verilsin istiyoruz"

Bu uygulamaların, vatandaşların yargıya güvenini artıran reformlar olduğunu ifade eden Gül, yargı mensuplarına, vatandaşların işini kolaylaştırdıkları, bu reformu sahiplendikleri ve reforma sahip çıktıkları için teşekkür etti. Gül, uzlaştırma ve arabuluculuk gibi alternatif çözüm yollarının da yine sahip çıkılması gereken önemli unsurlardan olduğunu söyledi.

Bakan Gül, Orhan Gazi'nin "Adaletin en kötüsü geç tecelli edenidir. Sonunda hüküm isabetli olsa da geciken adalet zulümdür." sözüne atıfta bulunarak şöyle devam etti:

"Biz vatandaşlarımıza bu çerçevede, bu anlayışla yaklaşmak zorundayız. Nitekim 2019 yılı başı itibarıyla uygulamaya koyduğumuz yargıda hedef süre uygulaması da yine salgına rağmen başarıyla uygulanmakta. Bu hususta hedef süreleri de daha da revize ederek vatandaşımız savcıya, mahkemeye geldiğinde ne zaman işi az çok bitecek, bunu öğrenmiş olacak. Bunu nispeten daha da iyileştirerek uygulamamız gerekiyor. Biz 5 sene, 10 sene sonra hak ettiği şeyi verdiğimizde geç gelen adalet, adalet olmuyor. Biz çabuk yargılama istemiyoruz, makul sürede yargılama olsun ve adil bir karar verilsin istiyoruz."

Nerelerde sorunlar varsa vatandaşların mağduriyetinin önüne geçilmesini önemsediklerini dile getiren Gül, şunları kaydetti:

"Hangi kanunu çıkarırsak çıkaralım, hangi anayasa düzenlemesini yaparsak yapalım, en iyi reform en iyi uygulamadır. Bu da uygulayıcıların, yargı mensuplarımızın reforma sahip çıkmasıyla ancak mümkün olur. Onlar adına karar verdiğimiz vatandaşlarımıza, adliyenin kapısından girerken de çıkarken de 'burada adalet dağıtan bir mekanizma var' duygusunu hep beraber vermemiz lazım. Özellikle son zamanlarda çok önemli gelişmeler adımlar oldu, uygulamalar oldu. Bunu daha da güçlendirerek, milletimizin işte burada adalet dağıtılıyor duygusunu her birlikte vereceğimiz, güzel sonuçları almak hepimizin ortak dileği."

Yorumlar (0)
banner11
6
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bu yıl sizce hangi takım şampiyon olur?
Bu yıl sizce hangi takım şampiyon olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 26 54
4. Trabzonspor 26 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Göztepe 26 35
10. Antalyaspor 26 34
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 26 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 24 15
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 26 50
3. Leicester City 26 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 26 44
6. Liverpool 26 43
7. Everton 25 43
8. Tottenham 25 39
9. Aston Villa 24 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 26 34
13. Crystal Palace 26 33
14. Southampton 26 30
15. Burnley 26 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 26 23
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 26 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20